Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Doğan Köy Mahallesi’nde yaşamını sürdüren ve profesyonel fitness ile vücut geliştirme alanında uzman olan Alim Eser, 21 yıldır arıcılıkla uğraşmaktadır. Yüksek rakımlarda, kimyasal kullanmadan ve tamamen doğal yöntemlerle üretimini yaptığı bal, onun en büyük gururu ve uğraşıdır.
Arıcılığı büyük bir emek ve sabır gerektiren bir sanat olarak gören Eser, yaklaşık 440 arı kovanını zorlu arazi koşullarında tek başına taniyor. Bu çabalarının karşılığını yüksek kalitede ve organik sertifikalı ballarla alan Eser, yaptığı işin zorluklarını “Hayatım survivor kadar zor” sözleriyle özetlemektedir.
Türk Bal Sektöründe Birinciliğe Adaylık
Bal analizleri sonucu elde edilen olumlu veriler, Eser’in ürünlerinin yerli ve yabancı piyasalarda yüksek talep görmesine olanak sağladı. Ürettiği balların doğal ve katkısız özellikleri, onun Türkiye’nin en iyi ballarından biri olmayı hedeflemesini sağlıyor. Eser, piyasada sıkça rastlanan sahte bal ve şeker katkılı ürünlere karşı tüketicilere güvenilir arıcıları tercih etmeleri çağrısında bulunuyor.
Arıcıların Sesini Yüksek Sesle Duyurması Gerekiyor
Eser, tarım ve orman Bakanlığı’ndan da arıcılık alanında önemli bir talepte bulunuyor: “Arılara şeker verilmesi uygulamasının sonlandırılması gerekiyor.” Doğal üretilmiş balın, sağlık açısından büyük avantajlar sunduğunu vurgulayan Eser, emeğin ve alın terinin karşılığını alabilmek için organik ve doğal üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Balın Farklı Kullanım Alanları
Sağlıklı ve doğal beslenmeye önem veren bir sporcu olarak, Eser ürettiği çeşitli renklerdeki balların sadece kahvaltıda değil, aynı zamanda sütlaç, hoşaf ve aşure gibi geleneksel tatlılarda da kullanılabileceğine inanıyor. O, “Şekere hayır” diyerek, balın saf ve doğal haliyle tüketilmesini teşvik ediyor.
Son olarak, doğal üretim ve emeğin önemine değinen Eser, “İşini hakkıyla yapan, alın teri döken herkese selam ve saygılarımı sunuyorum” diyerek sözlerini tamamlıyor.




Yorumlar kapalı.