Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Karlı köyünde hayvancılıkla uğraşan Osman Çakır, doğuştan engelli olan oğlak ve kuzusuna adeta bir bebek gibi özenle bakmaktadır. Yüksekova’daki hayvancılık faaliyetleri sırasında, sürüsünde bulunan fakat bacaklarındaki sakatlık sebebiyle hareket etmekte zorluk çeken bu iki hayvan, ailenin gözbebeği haline gelmiştir. Osman Çakır, “Onlar dilsiz canlılar, bize emanet” diyerek, engelli yavrularını beslemek ve güvende tutmak için özel çaba sarf ettiğini söylemektedir.
Hayvanları, diğer hayvanların ezilme riski taşıdığı için sürüden ayırarak evin bahçesine almıştır. Osman Çakır, biberonla besleyip, onlara dikkatle bakarak, gün boyunca yemyeşil otların arasında aile gözetiminde tutmaktadır. Annelerini emmekte zorluk çeken yavrulara biberonla süt veriyor. Diğer hayvanlar meraya çıkarken, özel ilgi bekleyen kuzu ve oğlak, evin yanındaki korunaklı alanda çocuk gibi ilgi görüyorlar.
Zarar görmemeleri için onları ayrı besliyorum
Osman Çakır, hayvanlarına duyduğu derin sevgiyi şu sözlerle ifade etmektedir: “Koyun ve keçilerim doğum yaptıklarında, bu yavruların ayaklarında sorun olduğunu fark ettim. Büyüdükçe durumları daha da belirgin hale geldi; yürümekte ve ayakta durmakta büyük zorluk çekiyorlar. Onları meraya çıkarırsam, diğer hayvanların arasında ezilebilirler ya da geride kalabilirler. Bu nedenle onları ayırdım. Zarar görmesinler diye, adeta çocuklarımız gibi onlara bakıyoruz. Kendi ellerimizle besliyoruz ve her gün dışarı çıkararak güneşten ve yeşillikten mahrum kalmamalarını sağlıyoruz.”




Yorumlar kapalı.