Van’ın İpekyolu ilçesinde 50 yıldan fazla süredir ayakkabı tamiri yapan Muhittin Deniz, bu mesleğe çocuk yaşta adım atmış olup, bugün bile aynı tutku ve hevesle çalışmaya devam etmektedir. 72 yaşındaki Deniz, yaşamını geçindirdiği 10 kişilik ailesiyle birlikte, bu meslekten elde ettiği kazanımlar ile sürdürüyor. Kendisine tahsis edilen yalnızca 2 metrekarelik küçük bir alanda ve yılların getirdiği deneyimle ayakkabıları titizlikle onarmaktadır. Fabrikasyon üretime geçiş ve teknolojik gelişmelerle yeni çağa ayak uydurmaya çalışırken, eski el işçiliğinin kaybolmaması için çaba sarf etmektedir.
Teknolojinin ilerlemesi, fabrikasyon ürünlerin artış göstermesi, Deniz’in yarım asır boyunca sürdürdüğü geleneksel işçilikte önemli bir azalma yaratmaktadır. Geçmişte, vatandaşların bir sorun yaşadığında ilk gittikleri adres olan Deniz, o dönemler kösele ayakkabılarda el işçiliği ile pençeler hazırlarken, taban lastiklerini de tamamen kendi emeğiyle şekillendiriyordu. Ancak günümüzde çıkan yeni nesil ayakkabılar, sektördeki geleneksel el emeği yoğunluğunu geride bırakmış durumda. Fabrikasyon ayakkabılar, el yapımı ürünler kadar uzun ömürlü olmasa da, deneyimli usta, dükkanına gelen her ayakkabıyı özenle onarmaya devam etmektedir.
İHA muhabirine verdiği demeçte, Muhittin Deniz, ilerleyen teknolojiyle birlikte el işçiliğinin yerini dayanıksız fabrikasyon ürünlerin almaya başladığını belirtmiştir. Tamircilik mesleğinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini vurgulayan Deniz, sözlerine şöyle devam etti: “Eskiden kösele ayakkabılarda bir sorun yaşandığında hemen getirilirdi; pençeleri yapıştırır, çakar, öyle onarıp teslim ederdik. Taban lastikleri tamamen el emeğiyle yapılırdı ve bu süreçte büyük bir emek harcanırdı. Ancak şimdi suni deri ayakkabılar çıktı ve bu işler tamamen değişti. Günümüzdeki ayakkabılar, el emeğiyle yapılanlarla kıyaslandığında kısa sürede yıpranıyor.”
“Ne iş olursa olsun severek yapmak gerek”
Fabrikasyon ürünler nedeniyle el sanatlarıyla uğraşan ustaların zorlandığını ifade eden Deniz, “Küçük bir dükkanda bu el emeği işine devam ediyoruz. Tabii ki, teknoloji dönemine girdiğimizde el işçileri için işler oldukça zorlaştı. Ancak her şeye rağmen, hangi meslek olursa olsun, onu severek yapmalıyız. Görevini severek yerine getirmek çok önemli; sevmediğin zaman işte verim olmuyor. Burada çalışmaya alıştık artık. Dükkanımızı her açtığımızda, Allah’ıma dua edip şükrediyorum. Rabbim herkesin yardımcısı olsun.”




Yorumlar kapalı.