Muş’ta yaşayan 66 yaşındaki İlhan Demirel, yaklaşık dört yıldır geleneksel yöntemlerle armut saklama geleneğini sürdürüyor. Her yıl mevsiminde topladığı güz armutlarını, ipe dizerek uzun süre bozulmadan muhafaza etme ustalığını yaşatıyor. Bu yöntem, hem yöresel kültürün bir parçası hem de doğal lezzetin korunması açısından önemli bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Demirel, armutların en iyi şekilde saklanması için özel bir tekniğe sahip. Toplanan armutları, dikkatli bir şekilde ipe dizip güneşte kurutmaya bırakıyor. Yaklaşık üç ay boyunca bu şekilde asılı duran armutlar, olgunlaşıp şifresini koruyor ve bozulmadan saklanabiliyor. Özellikle, her bir armutun kendine özgü aroması ve tat çeşitliliğiyle diğer saklama yöntemlerinden ayrıştığını belirtiyor.
İlhan Demirel, geleneksel saklama yöntemleri sayesinde hazırladığı Muş armutlarını, Türkiye’nin pek çok şehrinden talep alan bir ürün haline getiriyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerde, kargoyla satışa sunulan bu armutlar, müşterilerine doğal ve uzun ömürlü bir alternatif sunuyor. Demirel, “İpe asılan armutlar, baldan daha tatlıdır. Asıldıkları zaman ortamda hoş bir koku yayar ve olgunlaştıkça renkleri kırmızı ve sarıya dönüşür,” diyerek farklı aromalara ve görünümlere sahip armutların kıymetini vurguluyor.
Geleneksel yöntemler ve doğallık içeren bu uygulama sayesinde, Muş’un yöresel armut kültürü gelecek nesillere aktarılmaya devam ediyor. Demirel’in 40 yıldır sürdürdüğü bu gelenek, hem bir kültürel miras hem de doğal ürünler arayanlar için tercih edilen bir yöntem olarak değer kazanıyor.


Yorumlar kapalı.