Fotono21 Fotoğraf Derneği, düzenlediği üç günlük fotoğraf gezisi ile Türkiye’nin en etkileyici coğrafyalarından biri olan Hakkari ve çevresinin güzelliklerini objektiflerine yansıttı. Tarih, kültür ve doğanın iç içe geçtiği bu eşsiz rotada katılımcılar, farklı atmosferleri yakalayarak unutulmaz anlarla dolu bir deneyim yaşama imkânı buldu.
Gezi, Diyarbakır’dan başladı. Sıcak yaz günlerinde yaklaşık 40 derecelik sıcaklığın hâkim olduğu şehirden yola çıkan ekip, Mezopotamya’nın zengin tarihine tanıklık eden önemli duraklarda fotoğraf molaları verdi. İlk durakları Hasankeyf oldu. Dicle Nehri kıyısında yükselen tarihi yapılar ve görkemli Zeynel Bey Türbesi, sabah ışığının en güzel tonları ile görüntülendi. Tarihin katman katman izlerini taşıyan bu coğrafya, katılımcılara hem mimari hem de belgesel fotoğraf açısından zengin kompozisyonlar sundu.
Ardından ekip, Midyat’a bağlı Anıtlı köyüne geçti. Meryem Ana Kilisesi, gezinin en etkileyici noktalarından birisiydi. Yüzyıllardır ayakta duran bu yapı, sade ama etkileyici taş mimarisi, tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla fotoğrafçıların ilgisini cezbetti. Katılımcılar, kilisenin özenle işlenmiş taş duvarları, zarif sütunları ve pencerelerden süzülen doğal ışığın yarattığı büyüleyici atmosferi farklı açılardan görüntüleme fırsatı buldu.
Sıra Cizre’ye geldiğinde, bölgenin önemli kültürel eserleri arasında bulunan Kızıl Medrese, Ulu Cami ve Mem û Zin Türbesi, farklı bakış açılarıyla kaydedildi. Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu kadim şehir, fotoğrafçılar için adeta bir açık hava müzesi gibi göründü. Akşam saatlerinde Yüksekova’ya ulaşan ekip, burada bambaşka bir iklimle karşılaştı. Diyarbakır’daki kavurucu sıcaklığın ardından Yüksekova’da edinilen 25 derecelik serin hava, katılımcılara hem dinlenme hem de ertesi gün için enerji toplama fırsatı sundu.
İlk olarak, bölgenin doğa harikalarından biri olan Sose Konyanu ve çevresindeki şelalelere gidildi. Dağlar arasından süzülen serin sular, yemyeşil doğa ve ışık-gölge kontrastları, manzara fotoğrafçılığı açısından etkileyici kompozisyonlar oluşturdu. Gezinin son günü ise Hakkari’nin en etkileyici doğal alanlarından biri olan Cennet-Cehennem Vadisi’nde gerçekleştirilen fotoğraf yürüyüşü ile başladı. Derin vadiler, sarp kayalıklar ve eşsiz jeolojik oluşumlar, katılımcılara unutulmaz manzara fotoğrafları çekme fırsatı sağladı. Her adımda değişen ışık ve coğrafyanın sunduğu dramatik atmosfer, objektiflere yansıdı.
Keşifler dönüş yolunda da devam etti
Fotoğraf gezisi, Başkale ve Edremit güzergahı üzerinden keyifli bir dönüş yolculuğuyla sona erdi. Yol boyunca verilen kısa molalarda, bölgenin doğal ve kültürel dokusu kaydedilmeye devam etti. Fotono21 Fotoğraf Derneği tarafından gerçekleştirilen bu etkinlik, yalnızca yeni fotoğraflar üretme amacını taşımıyordu. Katılımcılar, Anadolu’nun köklü tarihini, kültürel çeşitliliğini ve Hakkâri’nin büyüleyici doğasını yerinde deneyimleme fırsatını buldu. Üç gün boyunca binlerce kare kaydeden fotoğrafçılar, teknik ve görsel açıdan zengin bir üretim süreci yaşadı.
Fotono21, düzenlediği fotoğraf gezileri aracılığıyla üyelerini Türkiye’nin çeşitli coğrafyaları ile buluşturmaya, fotoğraf sanatının birleştirici gücüyle kültürel mirası belgelemeye ve yenilikçi görsel hikayeler yaratmaya devam ediyor.




Yorumlar kapalı.